#83
bana bir yağmur kadar inanmanı isterdim
ve sararan kağıtlar misali eskimeni
hüzünler yeşertmeni simsiyah gözlerinde
yarım kalmış şiirler hatırlatınca beni
öğrenmeni isterdim içimde karanlığın
kimsesiz sokakları tercüme ettiğini
hissetmeni ansızın ağırlaşan göğsümde
kurşunlanan kuşların seni varettiğini
eski püskü camlarda seyretmeni isterdim
bir aşkın bir insanda nasıl tükendiğini
gitmeni ister miydim yorgun argın yüzlerden
görmeden, gözlerimde ölümün gördüğünü
kararsız rüzgarlara anlatmanı isterdim
kapında karanfilin nasıl inceldiğini
şükürsüz balıkların terk ettiği gönlüme
her vedanın ardından bir çölün geldiğini
İsterdim gökyüzüne hasretimi bilmeni
Kapının eşiğine düşen kuş olmalıydım
Ah yıpranmış gömleğim ve kırılmış boynumla
Ayağının izinde belki kaybolmalıydım..