Pazardan Aldım Bir Litre Süt
Saraybosna’yı ziyarete
gelen misafirlerimize sorduğum bir sorudur;
“Bu binaya
baktığınızda ne görüyorsunuz?”
Cevaplar muhteliftir.
Tiyatro binası diyen de olmuştur, müze binası diyen de.
“Buyrun girelim.”
Derim arkasından.
Kapıdan içeri girdiklerinde şaşkınlıklarını gizleyemeyenler;
“Süt pazarı mı burası?”
diğeri;
“Süt pazarları
böyleyse mandıraları kim bilir nasıldır?”
“Ya inekleri?
İneklerini hiç düşünemiyorum? Sağım makinelerine Beethoven ya da Franz Liszt
eşliğinde mi giriyorlar, napıyorlar?”
Arkasından gülüşmeler.
Trzina Grada, bundan
tam 125 yıl önce Avusturya-Macaristan döneminde, tren istasyonunun vermiş
olduğu kalabalığı etrafındaki küçük dükkanların daha az hissetmesi için
Başçarşı’nın batısına yapılmış, Barok ve Gotik tarzlarını taşıyan birçok iş
binalarından sadece biri.
Osmanlı Dönem mimarisi
Başçarşı’yı arkanıza alıp kültürlerarası çizgiyi geçtiğinizde fark edeceğiniz
sonraki dönem, Avusturya-Macaristan mimarileri arasında yer alan bu bina,
sadece süt ya da kuru et almak için girdiğinizde dahi size, bunu sanat için
yapıyormuşsunuz hissi verecektir.