Siyahın İki Yüzü: Kelt ve Mısır Mitolojisinde Siyah
Kelt Mitolojisinde Siyahın Uğursuz Yüzü:
Her kültürün bir karanlığı vardır. Kelt mitolojisinde
bu karanlık, siyah renkte vücut bulur. Siyah, burada yalnızca bir renk değil
korkunun ve uğursuzluğun simgesidir. Ne doğayı yansıtan bir derinlik ne de
bilgece bir suskunluktur. Kelt anlatılarında siyah, ölümün soğuk nefesi ve
savaşın uğursuz habercisidir.
Kelt savaş mitolojisinin en ürkütücü figürlerinden
biri olan Morrigan,
siyahın beden bulmuş halidir. Genellikle siyah bir karga ya da kuzgun şeklinde
görülür; bu kuş, yalnızca savaş alanlarında değil evlerin çatılarında da
dolaşarak yaklaşan ölümü haber verir. Morrigan’ın
siyah kanatları, birini korumaktan çok lanetlemek için hareket eder. Onu gören
savaşçılar, çoğu zaman savaş meydanından sağ çıkamayacaklarını bilirler. Siyah
burada kaçınılmaz bir sonun ve kaderin rengidir.
Siyah; Kelt halk hikayelerinde akıl hastalığı,
halüsinasyon ve içsel yıkımın da sembolüdür. Ruhun karanlık tarafa çekildiği
anlar siyahla tarif edilir, Kelt mitolojisinde. Ormanın derinliklerinde duyulan
siyah kuş sesleri ya da gece vakti ağaçların gölgeleri koyulaştığında yaşanan
tuhaf davranışlar, çoğu zaman kötü ruhların varlığına yorulurdu. Kelt inancına
göre, siyah gölgeler daima bir başka aleme açılan çatlaklardı ve bu
çatlaklardan geçen her ruh geri döndüğünde değişirdi.
Kelt mezarlarında rastlanan siyah taşlar ve koyu
renkli tılsımlar, yaşayanlara ölümün gölgesini hatırlatmak içindir. Siyah
taşlar, lanet taşıdığına inanılan varlıkların mezarlarını işaret eder. Bu
taşlara dokunmak dahi uğursuzluk getirirdi Kelt inancında. Siyah, burada sadece
bir hatırlatma değil bir tehdittir. Gece bastığında siyah yalnızca ışığın
yokluğu değil, korkunun doğuşudur.
Druid’lerin
bazı kehanet törenlerinde siyah, uğursuzluğun kesin işareti olarak
yorumlanırdı. Siyah dumana bürünen bir ateş, ölüme yakın birini; siyah bir
hayvanın suya yansıması, aileden birinin başına gelecek felaketi simgelerdi.
Siyah bulutlar, gökyüzünde tanrıların öfkesine işaret ederdi. Yağmur değil,
cezaydı bulutların taşıdığı.
Mısır Mitolojisinde Siyahın Kutsal Yüzü:
Güneşin güçlü olduğu topraklarda, karanlık kutsaldır.
Antik Mısır’da da siyah ölümün değil yaşamın, yeniden doğuşun ve sonsuzluğun
rengiydi. Güneşin kavurduğu çöllerin ortasında siyah yalnızca bir renk değil
Nil’in bereketi, toprağın ve tanrıların suskun bilgeliğidir.
Mısırlılar için siyah, toprağın doğurganlığını
simgelerdi. Nil Nehri her yıl taştığında geride bıraktığı koyu renkli alüvyon,
yeni mahsuller için hayat demekti. Bu zengin siyah topraklara kemet
denirdi -bu kelime zamanla Mısır’ın kendi adı haline gelmiştir, Mısırlılar
kendi ülkelerini siyah ülke olarak tanımlamışlardı- siyah burada karanlık değil
bir yeniden doğuş anıydı.
Ölüler Tanrısı Osiris,
çoğu zaman siyah tenli ya da siyah giysili olarak betimlenir. Ancak bu siyah,
çürümenin değil dönüşümün rengidir. Osiris’in
varlığı, ölümün ardından gelen hayatı simgeler. Onun siyahı, tohumun toprağa
gömülmesi gibidir. Geçici bir karanlığın ardından filiz veren bir yaşam.
Siyah, Mısır hiyerogliflerinde ebediyet ve korunma
anlamında da kullanılır. Lahitlerde, mezar süslemelerinde ya da tanrısal
figürlerde tercih edilen siyah renk ruhun sonsuzluğa güvenle ulaşmasını
sağlamak içindir. Özellikle mumyalama ritüellerinde siyah mürekkeple yazılan
dualar, öteki dünyada ruhun korunmasını amaçlar. Siyah burada bir sınır değil;
bir kalkan, bir geçişin güvenli kapısıdır.
Bazı tanrılar siyah giysiler içinde ya da siyah
başlıklarla tasvir edilir. Bu, onların bilgeliğini ve mistik güçlerini
vurgular. Siyah, görmediğimizin saygıyla karşılandığı bir gizemin rengidir.
Işık kadar karanlığa da değer veren Mısırlılar için, siyah bilinmeyeni değil
bilgece kabullenişi temsil eder.
Siyah, çoğu kültürde sonun rengidir. Gözler kapanır,
ışık söner, bilinmezlik sarar etrafı. Kelt mitolojisinde bu karanlık, ölümün
kutsal örtüsüdür. Morrigan,
savaş meydanlarında siyah bir karga olarak uçar; ölümleri fısıldar, gölgeleri
çağırır. Siyah burada bir sınır, yaşamla ölüm arasındaki çizgi, düşüşün
rengidir.
Ama aynı siyah, Nil’in bereketli çamurunda yeniden
doğar. Mısır’da ölüm, bir sona değil başka bir başlangıca açılır. Tanrı Osiris,
öldüğünde bedenine siyah sürülür; bu çürümenin değil, toprağın verimliliğidir.
Siyah burada yeniden doğuşun rengidir, durağan değil döngüseldir.
İki mitolojide de siyah, korkutucu olduğu kadar
yaratıcıdır. Birinde ruhları öteye taşıyan bir tanrıçanın kanadıdır, diğerinde
ölü bedenden yeni yaşam çıkaran bir tanrının eli. Siyah, sonu işaret
ederken aynı anda başlangıcı da müjdeler.
Belki de karanlıktan korkmamız, onun içinde saklı
potansiyeli henüz göremememizdendir.